Hava Durumu

Başbakan Binali Yıldırım, "2002 yılında AK Parti iktidara geldiğinde yıllık kişi başı et tüketimi 6,7 kilogramdı. Şimdi 15 kiloyu buldu. Hayvan varlığının artışı ile et tüketimi aynı değil. Et tüketimi artı. Bu neyi gösteriyor? Refahı gösteriyor. Türkiye 3,5 kat büyünce et tüketimi de aynı şekilde 3 kat büyümüş oldu." dedi.
12 Mayıs 2018 Cumartesi 18:42:31

Okunma Sayısı : 2199

Başbakan Yıldırım, "Yerli Ürünlerimizi Yerli Hayvancılığı Geliştirmeyi Amaçlıyoruz"

Başbakan Yıldırım, Akyazı beldesinde düzenlenen 10 Adet Kırsal Kalkınma Projesi Toplu Açılışı ve 250 bin Düve Projesi İlk Teslim Töreni'nde yaptığı konuşmada, ülkeye bereket saçan çiftçilerle birlikte olmaktan büyük gurur duyduğunu belirtti.

Bu topraklardan aldığı değerlerle ülkeye hizmet etmenin huzuruyla çiftçilerin karşısında bulunduğunu  anlatan Yıldırım, öğrendiği vatan sevgisiyle 81 milyon vatandaşa kucak açtığını, hiç kimseyi ayrı gayrı görmediğini, ötekileştirmediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve bütün arkadaşlarıyla Türkiye'yi kalkındırmak için gece gündüz çalıştığını vurgulayan Yıldırım, dertlerinin milletin hayır duasını almak olduğunu aktardı.

"Ezanımıza, bayrağımıza hep sahip çıktık"

Yıldırım, "Sizlerin desteği hep bizimle oldu. Gücümüzü de azmimizi de sizlerden aldık. Söz konusu memleket olunca candan yardan geçen can Erzincanlı kardeşlerim, bu süreçte bize verdiğiniz destek için teşekkür ediyorum. Bu aziz şehir ve şehrin yiğit evlatları var oldukça birliğimiz dirliğimize kardeşliğimize kimse bir şey yapamaz. Ülkemiz üzerindeki oyunları birlikte bozuk bundan sonra da bozacağız. Ezanımıza, bayrağımıza hep sahip çıktık. Aydınlık yarınlara kararlılıkla birlikte yürüyeceğiz. Siz isteyeceksiniz biz istediklerinizi yapacağız. Bizim siyaset anlayışımıza yön veren sizsiniz. Gücümüz de sizsiniz, işimiz de sizsiniz. Allah hepinizden razı olsun." diye konuştu.

Başbakan Yıldırım, Erzincan ilinin Doğu'nun en büyük beyaz et kombinasına sahip olduğunu, bu kombina ile Erzincan'da tavukçuluğun tekrar canlandığını, yeni kümesler açıldığını, bu işten ekmek yiyen kişi sayısının 4 bine yaklaştığını kaydetti.

Tavuk kombinasının yanına bir de kırmızı et kombinası yapacaklarına değinen Yıldırım, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın bunun müjdesini verdiğini aktardı.

"Yerli ürünlerimizi yerli hayvancılığı geliştirmeyi amaçlıyoruz"           

Bakanlığın 500 bin koyun projesini Şırnak'tan, Erzincan'dan da 250 bin düve projesini başlattığına işaret eden Yıldırım, şunları söyledi:

"Türkiye'nin bir sorunu var. Şu anda sorun olarak görüyoruz. Biz et ithalatı yapıyoruz. Niye yapıyoruz? Aslında hayvan varlığımız artmış. Küçükbaş hayvan sayısı 30 milyondan 44 milyona büyükbaş varlığı 10 milyondan 15 milyona çıkmış. Yüzde 50 artmış? Niye ithal ediyoruz. Sebebi basit. 2002 yılında AK Parti iktidara geldiğinde yıllık kişi başı et tüketimi 6,7 kilogramdı. Şimdi 15 kiloyu buldu. Yani hayvan varlığının artışı ile et tüketimi aynı değil. Et tüketimi artı. Bu neyi gösteriyor? Refahı gösteriyor. Türkiye 3,5 kat büyünce et tüketimi de aynı şekilde 3 kat büyümüş oldu. Hayvancılıktaki artış aynı miktarda olmadığı için bir müddet daha ithalat yapacağız. Bu düve ve koyun projesi, TKDK ve TİGEM'in yaptığı çalışmalarla ithalatı tamamen bitirmeyi, yerli ürünlerimizi yerli hayvancılığı geliştirmeyi amaçlıyoruz."

Başbakan Binali Yıldırım, "Bugünlerde 'Tamam' diye bir kampanya yapıyorlar sanal alemde. Sanalla yalanla dolanla bu işler olmaz. Sonuç sanal alemde alınmaz. İktidarın adresi sandıktır, sanal alem değildir. Sanal oylamayla iktidar olunmaz." dedi.

Yıldırım, Akyazı'daki "10 Adet Kırsal Kalkınma Projesi Toplu Açılış ve 250 bin Düve Projesi İlk Teslim Töreni"ndeki konuşmasında, bazılarının "Köyler boşaldı, hayvancılık nasıl arttı?" dediklerini anımsattı.

Hayvancılık yapma anlayışının değiştiğini belirten Yıldırım, eskiden besi çiftliklerinin olmadığını artık aile-köy hayvancılığından işletme anlayışına geçildiğini söyledi.

Yıldırım, bunun artık ticari bir iş olarak görülmeye başladığına işaret ederek, "Ölçek büyüdü, ölçek büyüyünce her yerde yok ama sonunda artış gerçekleşmiş oldu. 16 yıldır kalkınmamızın anahtarı olarak tarımı ve hayvancılığı gördük, desteklemeyi de kendimize hedef olarak koyduk." ifadesini kullandı.

"Biz, toprağına ve bayrağına gönülden bağlı bir milletiz" diyen Yıldırım, "Askerlik ve çiftçilikle Anadolu'yu kendimize yurt edindik. Tarihte bizi bu topraklardan çıkarmaya çalışan hiçbir güç başarılı olamadı. Bundan sonra da ne bayrağımızı yere düşürürüz ne de toprağımıza ayak bastırırız." değerlendirmesinde bulundu. 

Yıldırım, bunca saldırıya ve ihanete rağmen, bu topraklarda tutunulmasının sırrının "memleket sevdası" olduğunu söyledi. Hükümet olarak, ülkenin geleceği için toprağın zenginliklerinin önemini bildiklerine işaret ederek, o yüzden göreve başladıkları ilk günden beri tarım sektörünün ve hayvancılığın gelişmesi için büyük gayret gösterdiklerini kaydetti.

Bütün tarımsal hasılanın 24 yıl önce 24 milyar olduğunu, bugün de 60 milyar dolarlara çıktığını anımsatan Yıldırım, tarımda yapılan ihracat rakamlarına ilişkin örnekler verdi.

Yıldırım, birçok kalemde desteklerinin bulunduğunu, geçen yıl başlattıkları yeni bir uygulamanın olduğunu hatırlatarak, "Bu destekleri parça pinçik vermek yerine, yılda 2 sefer mart ve ekim aylarında verelim dedik. Böylece vatandaşımız aldığından bir şey öğrensin." dedi.

- "79 ülkeye tohum ihracatı yapıyoruz"

Mazot desteğine de değinen Yıldırım, "Ancak gübredeki destek şeklini tekrar gözden geçiriyoruz. Daha etkin nasıl yapabiliriz, buradaki birtakım kaçaklara, istismarlara nasıl mani oluruz, bunun çalışmalarını yapıyoruz." diye konuştu.

Başbakan Yıldırım, hayvanların takibi için küpeleme sistemi olduğunu anımsatarak, "Türkiye'de 2002'de 145 bin ton sertifikalı tohum üretimi yapılıyordu, bugün bunu 7 kat artırdık. Sertifikalı tohumda Türkiye ihracatçı konuma geldi. 79 ülkeye tohum ihracatı yapıyoruz. Yeter mi? Yetmez. Türkiye tarımda, hayvancılıkta, gıdada lider ülke oluncaya da kadar durmak yok, yola devam." ifadesini kullandı.

Son 16 yılda tarıma, hayvancılığa ve çiftçiye yapılan yatırımları hatırlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Bugün bereketli topraklar üzerinde gözünü geleceğe çeviren, gelecek hedefleri yapan hemşehrilerimiz, çiftçilerimiz var. Şu anda çiftçilerimiz, Ziraat Bankasından aldığı krediyi yüzde 99 oranının üzerinde geri ödüyorlar. Erzincan'da kredi dönüş oranı yüzde 99,9. Kooperatiflerde de yüzde 95,5 geri ödeme var. 2010'dan bu tarafa üreticilere 0 faizle hayvancılık desteği veriyoruz. Şimdiye kadar 2 bin 563 kişiye 105 milyondan fazla destek ödemesi yapılmış."

- "Milliyetçi, ülkücü kardeşlerime teşekkür ediyorum"

Başbakan Yıldırım, ülkede yeni bir döneme geçildiğine dikkati çekerek, yönetim sisteminde değişiklik yapıldığını söyledi.

Bu değişikliğin nedenlerini anlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

"17-25 Aralık, Gezi olayları, cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşananlar, parti kapatmalar. Bunlar hep daha dünün AK Parti iktidarının karşılaştıkları. 28 Şubat, 12 Eylül, 1960 ihtilali, 1971 muhtırası yani son 60 yılda bu ülkenin başına gelmedik kalmadı. Ne oluyor? Milli irade örseleniyor, sürekli milli iradeye saldırı var. İşte bunlar olmasın, vatandaşımız doğrudan demokrasiye geçsin, dolaylı değil. O yüzden de 16 Nisan'da bir anayasa değişikliği gerçekleştirdik."

Yıldırım, anayasa değişikliğinde, "Cumhur İttifakı" altında seçime gittikleri MHP ile beraber yola çıktıklarını belirterek, "Ben bu vesileyle mesele, memleket meselesi olunca gerisi teferruattır diye bizimle birlikte yol yürüyen milliyetçi, ülkücü kardeşlerime teşekkür ediyorum." dedi.

24 Haziran'ın 16 Nisan halk oylamasında verilen kararın uygulaması olduğunu vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Biz geleceğiz, oluru alacağız, vatandaş kararını da seçimini de yapacak. Vatandaşın verdiği karar başımızın tacıdır. Türkiye, nereden nerelere geldi. Bu seçimin bir özelliği var. Bu seçimin özelliği, burada ilk defa hem hükümet seçimi yapılıyor hem milletvekilliği seçimi yapılıyor. Bu sistem herkesi terbiye ediyor. Yavaş yavaş herkes, birbirine benzemeyenler bile bir araya geliyor. Benzemezler ittifakı da var. Cumhur İttifakı var belli, milletin bekası, ülkenin huzuru, barışı, kardeşliği, iç ve dış tehditlere karşı bir yol arkadaşlığı. Tabi, onlara da başarılar diliyoruz, siyaset bir yarıştır."

"Sonuç sanal alemde alınmaz"

Yıldırım, vatandaşlardan son 16 seneye bakıp, gelecek 5 senenin kararını vermelerini istediklerini bildirdi.

Buradaki kararın "devam" yönünde olması durumunda hizmetlerin artarak devam edeceğinin altını çizen Yıldırım, şunları belirtti:

"Bugünlerde 'Tamam' diye bir kampanya yapıyorlar sanal alemde. Sanalla yalanla dolanla bu işler olmaz. Sonuç sanal alemde alınmaz. İktidarın adresi sandıktır, sanal alem değildir. Sanal oylamayla iktidar olunmaz. İnşallah yeni sistemin ilk seçiminde de cumhurbaşkanımızı seçeceğiz. İçeride ve dışarıda ülkemizin hızını kesmeye çalışanlara da en güzel cevabı 24 Haziran'da vereceğiz. 'Seçim kazanmak' diye bir dertleri yok, Recep Tayyip Erdoğan insin de ne olursa olsun. Bu kadar. Bu ülkeye bu kadar zulüm olur mu kardeşim? Tayyip Erdoğan'ı dışarıdakiler de hazmedemiyor, onu anlayabiliriz. Niye anlarız? Çünkü biz bağımsız bir dış politika izliyoruz. 'Bölgede iş yapacaksanız, sınırları değiştirecekseniz, yeni ülkeler, yeni şer kuşakları oluşturacaksanız buna Türkiye izin vermez' diyen bir Recep Tayyip Erdoğan, bir AK Parti iktidarı var."

Başbakan Binali Yıldırım, hububat alım fiyatlarında taban fiyat düzenlemesine ilişkin, "Bu sene bu fiyatı tekrar gözden geçirdik. (Ton başına) 1050 liraya çıkardık. Geçen sene 940 liraydı. Bu sene 1050 lira olacak. Yüzde 12 artış. Allah bin bereket versin, çiftçilerimize hayırlı uğurlu olsun." dedi.

Yıldırım, Akyazı'daki "10 Adet Kırsal Kalkınma Projesi Toplu Açılış ve 250 bin Düve Projesi İlk Teslim Töreni"nde ki konuşmasında, 15 Temmuz gibi bir ihaneti yaşamasına rağmen Türkiye'nin sadece yurt içinde vatandaşın güvenliğini sağlamakla kalmadığını, dışarıdan gelecek tehditleri de bertaraf edecek kararları aldığını, tehlike ve tehdidi ülke topraklarına gelmeden durdurduğunu ifade etti.

Ülkesinin sınırları dışında operasyon yapan sınırlı sayıda ülkenin bulunduğunu, bunlardan birisinin de Türkiye olduğunun altını çizen Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin bu gücü, bu kararlılığı bazılarını rahatsız ediyor. Bu çok açık bir şey. Yani PKK'nın kuzenleri, yeğenleri PYD/YPG ne işi var Suriye'de? Amerika bunlarla niye iş tutuyor? Amerika gibi büyük bir ülkeye bu yakışır mı? Müttefikimiz olan, NATO'da ortağımız olan bu ülke maalesef bunu yapıyor. Burada o terör çemberini, şer kuşağını biz yok etmekte kararlıyız. Afrin'de yaptık, Cerablus'ta yaptık, El Bab'da yaptık, başka nerede olursa olsun yaparız. Bizim için milletimizin güvenliği, kardeşliği ve toprak bütünlüğümüz her şeyin önünde gelir. Öyle bir milletiz ki tarih boyunca hiç boyunduruk altına girmemişiz. İstilalar, savaşlar olmuş, asla esaret olmamış. Esarete katiyen yol vermeyen bir medeniyetimiz, geçmişimiz var, o yüzden de Türkiye'ye rağmen bu bölgede kimse yanlış hesap yapmasın."

Kendisinin Erzincanlıların bir kardeşi ve bu toprakların bir evladı olduğunu hatırlatan Yıldırım, bu topraklarda yenilen ekmeğin, içilen suyun tadını da iyi bildiğini söyledi. 

Bu toprağın insanın ne kadar fedakâr, ne kadar vefakâr, ne kadar yiğit olduğunu çok iyi bildiğini dile getiren Binali Yıldırım, "Bu topraklarda dünyaya gözümü açtım, sonra okudum, mühendis oldum, ardından da ülkeme hizmet için birçok alanda görev yaptım ve siyasete atıldım. Allah'a şükür şimdiden tarihe geçmiş liderimiz Recep Tayyip Erdoğan ile yol arkadaşlığını Mevlam bana nasip etti. Bu yol arkadaşlığıyla beraber de ülkemize, şehrimize çok güzel hizmetler kazandırdık. Bunun için Mevlam’a sonsuz şükürler ediyorum." ifadesini kullandı.

"Memleketim için bir Ali değil, bin Ali feda olsun"

Anayasa değişikliğini yaparken bazen karşılaştığı insanların, "Sana şaşıyoruz. Kendi koltuğunu ortadan kaldırmak için bu kadar gayret eden başka bir adam görmedik." dediğini aktaran Yıldırım, bunun üzerine, "Memleketim için bir Ali değil, bin Ali feda olsun. Memleketimizden, bayrağımızdan, bağımsızlığımızdan daha değerli şey yok. İnanarak yaptık." dediğini kaydetti.

Başbakan Yıldırım, 15 Temmuz'daki o karanlık geceyi çok iyi bildiğini, nelerin yaşandığını, bu ülkenin başına nasıl büyük bir tehdidin gelebileceğini o gece Cumhurbaşkanı Erdoğan ile kendisinin de bizzat yaşayarak gördüğünü söyledi. Sadece Türkiye Cumhuriyeti tarihinde değil dünya tarihinde de görülmemiş bir işi başardıklarına dikkati çeken Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Milletin silahını, tankını, topunu, uçağını gasbeden alçaklara karşı milletin imanı vardı, göğsü vardı, yüreği vardı. Yüreğini ortaya koydu, göğsünü siper etti, ay yıldızlı bayrağı indirmedi, ezanları dindirtmedi ve alçaklara hak ettikleri dersi verdik. Şimdi bir daha bugünleri yaşamamak için inşallah 24 Haziran'da bu başarıyı yapacağınız seçimlerle taçlandırıyoruz. Yapılacak seçimlerin ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum."

Çiftçilere hububat alım fiyatı müjdesi

Binali Yıldırım, memleketi Erzincan'dan çiftçilere, vatandaşlara da bir müjdesi olduğunu söyledi. Erzincan'a gelirken Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile "buğday alım fiyatı" denilen hububat alımlarına ilişkin konuyu konuştuklarını belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

"Buğday alım fiyatları her sene destekleniyor. Bu sene mevsim şartlarından dolayı hasat biraz erken başladı. Malum kuraklık vardı ama şimdi son haftalarda iyi bir yağmur, bereket var. Dolayısıyla Toprak Mahsulleri Ofisi çalışmasını yaptı, Tarım Bakanlığımız çalışmasını yaptı. Geçen sene ton başına 940 lira fiyat veriyorduk. Bunlar referans fiyatı. Niye bu fiyata ihtiyaç var? Çünkü aracılar, tefeciler gelip ölü parasına almak istiyorlar. Bir referans fiyatı olmayınca geliyor, '700 liradan verirsen alayım' diyor. 'Olur mu kardeşim, maliyeti kurtarmıyor, nasıl olacak?' İşte burada Ofis, çiftçinin dostu devreye giriyor. Burada bir referans fiyatı, vatandaşın, çiftçinin emeğinin, alın terinin zayi olmaması için bir sigorta. Bütün buğdayı, arpayı, yulafı alacak değil devlet. Devlet sadece diyor ki; 'Bu fiyattan aşağı düşerse ben devreye girerim ve çiftçimi mağdur ettirmem, alırım. Piyasadan aldığım zaman da sen alacak mal bulamazsın, mecburen fiyatı normal olması gereken fiyatı verirsin'. Böyle bir fiyat. Bu sene bu fiyatı tekrar gözden geçirdik. 1050 liraya çıkardık. Geçen sene 940 liraydı. Bu sene 1050 lira olacak. Yüzde 12 artış. Allah bin bereket versin, çiftçilerimize hayırlı uğurlu olsun."

Başbakan Yıldırım, bu konu üzerine ilavelerin de bulunduğunu belirterek, "Yüzde 6'ya kadar kalitesine göre hububatın, ilave prim ödenecek. Onu da koyduğumuz zaman rakam 1110 liraya geliyor. Ayrıca, ton başına 145 lira prim, mazot, gübre, sertifikalı tohum desteği de ilave edildiğinde 1200 liraya kadar bu rakam çıkabiliyor." açıklamasında bulundu.

Lisanslı depoculuk için hazırlıklar bitti

Bunların yanı sıra lisanslı depoculuk sistemini hayata geçirdiklerini ifade eden Yıldırım, şunları kaydetti:

"Bunun da bütün hazırlıkları bitti. Birçok yerde Tarım Bakanlığı bu depoları yaptırıyor. Bu aslında tarımda bir devrimdir. Bugün ürün çıktı, tarladan kaldırdın, ambara koydun. Koyamadın ne olacak? Çürüyecek, çillenecek. Mesela bu yıl fiyat iyi değil, getireceksin, lisanslı depolara koyacaksın, oradan istediğin zaman, fiyat oluşunca sat. Bu da yeni bir uygulama. Lisanlı depoculukla tarım piyasasında sağlanacak istikrar, nihayetinde topyekun 81 milyon vatandaşımız bundan istifade edecek."

Binali Yıldırım, yeni hasılat döneminin ülkeye, çiftçiye, millete hayırlı, uğurlu olmasını diledi. 

Törene, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, Erzincan Valisi Ali Arslantaş ile çiftçiler ve vatandaşlar katıldı.

Yıldırım, konuşmasının ardından 10 adet kırsal kalkınma projesinin toplu açılışını yaptı, ayrıca 250 bin düve projesinin de ilk teslimini gerçekleştirdi.

 

"Et ithal eden değil hayvan ihraç eden ülke haline geleceğiz"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, tarım ve hayvancılığa yönelik desteklemelerine ilişkin, "Bu projeleri yaptığımızda artık et ithal eden değil, hayvan ihraç eden ülke konumuna geleceğiz. Bu projeler hemen netice verecek projeler değil. İnşallah 3 sene içerisinde bunları halledeceğiz." dedi.

Bakan Fakıbaba, Başbakan Binali Yıldırım'ın katılımıyla Akyazı'daki bir kesimhanede düzenlenen "Erzincan 10 Adet Kırsal Kalkınma Projesi" ile "250 Bin Düve Projesi İlk Teslim Töreni"nde yaptığı konuşmada, kalkınma ve büyümenin kırsalda başladığını söyledi.

Gıdanın ve üretimin kırsalda olduğunu ifade eden Fakıbaba, şöyle konuştu:

"Kırsal kalkınma olmadan, şehirler kalkınamaz ve dolayısıyla ülke kalkınamaz. Verdiğimiz düvelerle kırsalda birçok kişinin hayatı değişiyor, kadınlarımız iş kuruyor, istihdama katkı sağlıyor. Dünyada kırsal kesimin başlıca geçim kaynaklarından birisi tarım ve hayvancılıktır. Bundan dolayı hükümetlerimiz 2002 yılında 1,9 milyar olan tarımsal destekleri 2018'de 15 milyara çıkarmıştır. Yani 7 buçuk kat artmış. Allah'ın izniyle bundan sonra bu desteklerimiz devam edecektir."

- "Ana olmadan dana olmaz, dana olmadan et ve süt olmaz"

Fakıbaba, hayvancılığın tarımsal üretimin olmazsa olmazlarından olduğunu belirterek, hayvancılığın tarımsal üretim açısından sigorta görevi yaptığını dile getirdi.

Her zaman "ana olmadan dana olmaz, dana olmadan et ve süt olmaz" dediklerini anımsatan Fakıbaba, "İşte bu nedenle anayı önemsiyoruz, bu anlamda en önemli desteği anaya ve süt üretimine veriyoruz. Sayın Başbakanımızın 'Buğdayla koyun, gerisi oyun' diye çok önemli bir cümlesi var. Tarım ve hayvancılıkta en çok önem verdiklerimizden biridir buğday ve koyun. Acaba buğdayı ve koyunu nasıl geliştirebiliriz, nasıl arttırabiliriz, bunları nasıl ihraç edebilir duruma gelebiliriz? Geldiğimizden beri bunun üzerinden çalışıyoruz." diye konuştu.

Hayvancılığın öncelikli sektör olarak ele alınması gerektiğini aktaran Fakıbaba, AK Parti hükümetlerinin tarım ve hayvancılığa sahip çıktığını ve büyük önem verdiğini anlattı.

"425 bin üreticiye 10,7 milyar Türk Lirası faizsiz kredi kullandırdık"

2002 yılından bu yana hayvancılığa olan desteğin 46 kat arttığına dikkati çeken Fakıbaba, konuşmasına şöyle devam etti:

"Son 15 yılda hayvancılığa toplam 25 milyar destek vermişiz. Bugüne kadar 425 bin üreticiye 10,7 milyar Türk Lirası faizsiz kredi kullandırdık. Böylece 2002 yılında büyükbaş hayvan sayımız 10 milyon iken 2017 yılında 16 milyona, küçükbaş hayvan sayımız 32 milyon iken bugün 44 milyona çıktı. Büyükbaş hayvan varlığımızı daha da fazla arttırmayı hedeflediğimiz 250 bin düve projesiyle Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla toplam 50 bin düveyi üreticilerimize üç yıllık dönemde teslim edeceğiz. Proje kapsamında 7 yılda 1,5 milyon damızlık hayvan sayısına ulaşmayı hedefliyoruz."

Fakıbaba, hayvancılıkta anaç sayısını artırarak dana sayısını da arttıracaklarını ifade ederek, yapılan kredi desteklerinin de kırsal kalkınmaya katkı sağlayacağını belirtti.

Ülkede artık besicilikten üreticiliğe geçtiklerini anlatan Fakıbaba, "Bu projeleri yaptığımızda artık et ithal eden değil, hayvan ihraç eden ülke konumuna geleceğiz. Bu projeler hemen netice verecek projeler değil. İnşallah 3 sene içerisinde bunları halledeceğiz." dedi. AA

Haberi Sosyal Medyada Paylaş :

Reklam Alanı

Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı