Hava Durumu

TÜBİTAK projesi kapsamında Erzincan Lisesi’nde üç yıldır yapılan bir proje ile Mevleviliğin yeniden hayat bulması hedefleniyor.
5 Haziran 2018 Salı 17:11:38

Okunma Sayısı : 2162

Mevlevilik Kültürü Yeniden Hayat Bulacak

Haber: Eren Varlı

4006 TUBİTAK projesi kapsamında yapılan proje hakkında koordinatör Leyla Tuba Topbaş; “Konya dışında Anadolu’da yer alan nadir Mevlevihanelerden biri olan Erzincan Mevlevihane’sini, gün ışığına çıkarmayı hedefledik” dedi.   Mevlevilik kültürü Erzincan’da yeniden can bulduğunu belirten proje koordinatörü Toptaş yaptığı bilgilendirmede; “TÜBİTAK projesi kapsamında Erzincan Lisesi’nde üç yıldır yapılan bir proje ile Mevleviliğin yeniden hayat bulması hedefleniyor. Geçmişin izinde, eski Erzincan'da kurulmuş olan Erzincan Mevlevihane’sini araştırmak, yeniden sembolik olarak canlandırmak, Mevlevihane’nin yerini tespit etmek ve Mevlevihane’de yaşayan tarihi kişilikleri araştırmak amacıyla yürütülen projede, Konya dışında Anadolu’da yer alan nadir Mevlevihanelerden biri olan Erzincan Mevlevihane’sini, gün ışığına çıkarmak hedefleniyor.

Türk toplumunun asırlar boyu beslendiği tasavvufi ögeler, modern çağın ve modern çağ sonrasındaki post modern yapılanmanın evrelerinde hala varlığını sürdüre gelirken, günümüz insanının yaşam serüveninde neden hala tasavvufa ihtiyaç duyduğunu anlamak ve araştırmak için çeşitli çalışmalarda bulunan proje ekibi, maddenin karşısında var olma mücadelesi veren günümüz insanının, elde ettiği tüm konfora ve teknolojiye rağmen manaya sığınışının bilinç düzeyine yansımalarını irdeleyerek, uyumakta ve dinlenmekte olan ölümsüz Mevlevi kültürünün genç kuşakların dimağında yeniden can bulmasını hedefliyor” dedi.

Bu amaca paralel olarak geçmişte aynı hislerle yolculuğa çıkan binlerce Mevlevi’ye ev sahipliği yapan Erzincan Mevlevihane'sinin, gelecek kuşaklara da ev sahipliği yapabilmesi için girişimlerde bulunuluyor.

Proje Danışmanı ve Tasavvuf Vakfı Erzincan Temsilcisi Leyla Tuba Toptaş, 1939’daki büyük Erzincan depreminden önce Erzincan’da bir değil üç tane Mevlevihane’nin olduğu sonucuna hayretle ulaştıklarını belirtirken, semanın evrensel dilinin ve neyin dingin çağırışının, Hz. Mevlana öncülüğünde birleştirici bir ivme kazandıracağı günümüz gençlerine, tasavvufun yüzyıllardır süregelen güçlü tesirlerini benimsetmek amacı ile proje kapsamında ney ve sema dersleri verdiklerini söyledi.

Tasavvuf Vakfı Erzincan Temsilciliği, Erzincan Lisesi Tasavvuf Topluluğu ve Erzincan Üniversitesi Tasavvuf Topluluğu aracılığı ile daha çok gencin ney ve sema ile tanıştırılması için ücretsiz ney ve sema derslerine yaz boyu devam edilerek, gençlerin bağımlılıktan kurtarılıp manaya yönelmeleri hedefleniyor” ifadelerini kullandı. Proje Danışmanı Leyla Tuba Toptaş ve üç yıldır ney eğitimi verdiği öğrencisi neyzen adayı Tuğrul Efe Karaçay Proje hakkında soruları cevaplarken, “1939’daki büyük Erzincan depreminden önce Erzincan’da bir değil üç tane Mevlevihane’nin olduğu sonucuna hayretle ulaştık dedi.

Karaçay; “Amacımız başta internet ve madde bağımlılığına saplanan birçok genç arkadaşımızı semanın ve neyin dinginliği ile tanıştırıp bu kötü alışkanlıklarından kurtarmak. Bu amaçla hedefimize ulaşmak adına karınca misali, dev ateşlere karşı birkaç damla da olsa su taşıyarak Erzincan Mevlevihane’sinin son müntesiplerine vefa borcumuzu ödeyerek yeniden onların dinginliğine kavuşacak genç nesillerle Mevleviliği tanıştırmak olacaktır.

“Konya dışında, Anadolu “da tesis edilen dört-beş Mevlevî tekkesinden biri de on sekizinci yüzyılın sonlarına kadar mevcudiyetini Erzincan “da sürdürmüştür. Tarihî hâdiseler, Erzincan’ın Mevlevîlikle olan ilişkilerinden başka, bizzat Mevlânâ soyundan kimselerin burada ikamet ettiğini göstermektedir. Nitekim Belh'ten efradıyla birlikte göceden Mevlana’nın babası Bahâeddin Veled, Kâbe’yi ziyaret ettikten sonra Anadolu'ya girmiş, oradan Malatya yoluyla Erzincan'a gelmiştir. Bilindiği gibi Mevlana’nın en meşhur eseri mesnevi’dir. 25000"i aşkın beyitten oluşan bu eserde, İslâm düşüncesi dört bini aşkın ayet ve altı bini aşkın hadislerle yansıtılmıştır. Ney, âşıkların kulağına ‚sûr‛un üfürülmesi gibidir, ölüleri diriltir. Mevlevî külâhı, devlet kuşudur, herkese nasip olmaz. İrfan kuşunun yuvasıdır, hikmet sırlarını içerir. Onu samimiyetle giyen karanlık gece nedir bilmez. Peygamberlerin övünç elbisesidir. Ney, âşıkların kulağına ‚sûr‛un üfürülmesi gibidir, Mevlevîler, marifetler mülkünün sâhibidirler. Her ilimde akranlarından üstün olup, şiirde eşleri yoktur. Bu uyumakta veya dinlenmekte olan ölümsüz kültürün genç kuşakların dimağında yeniden can bulması projemizin asli amacıdır ”dedi.

Çalışmamızda görülmüştür ki, Erzincan Mevlevihane’si son postnişini Kemahlı İbrahim Hakkı Efendi’den sonra Erzincan’da Mevleviler manevi olarak Hz. Mevlana’ya bağlılıklarını sürdürmüşlerdir. Ancak bu gönül bağı, belirli bir Mevlevihane’nin olmaması sebebiyle ferdi olarak devam ettirilmiştir. Projemizin amacı kapsamında, tıpkı yüzyıllar öncesinde olduğu gibi yeniden neylerin üflendiği ve sema çarkının atıldığı mistik bir ortam oluşturarak genç Mevlevi topluluğunun temellendirilerek yeniden canlandırılıp yaşatılması elzemdir. Bu maksatla toplumumuzun asırlar boyu beslendiği tasavvufi ögeler, modern çağın ve modern çağ sonrasındaki post modern yapılanmanın evrelerinde hala varlığını sürdüre gelirken, yok olmaya yüz tutmuştur. Günümüz insanının yaşam serüveninde neden hala tasavvufa ihtiyaç duyduğunu anlamak ve araştırmak için çeşitli çalışmalarda bulunduk. Ve dünyada bu kadar benimsenen ve hala orijinal olarak devam ettirilen bu çalışmaların, Anadolu Mevleviliğinin temellerinin atıldığı Erzincan’da da yeniden oluşturulmasını hedefledik. Okulumuzda oluşturduğumuz “Tasavvuf Topluluğunun temellerini atarak çeşitli araştırmalarla eski Erzincan Mevlevihane’sinin izini sürdük. 1939’daki büyük Erzincan depreminden önce Erzincan’da bir değil üç tane Mevlevihane’nin olduğu sonucuna hayretle ulaştık. Amacımız başta internet ve madde bağımlılığına saplanan birçok genç arkadaşımızı semanın ve neyin dinginliği ile tanıştırıp bu kötü alışkanlıklarından kurtarmak. Bu amaçla hedefimize ulaşmak adına karınca misali, dev ateşlere karşı birkaç damla da olsa su taşıyarak Erzincan Mevlevihane’sinin son müntesiplerine vefa borcumuzu ödeyerek yeniden onların dinginliğine kavuşacak genç nesillerle Mevleviliği tanıştırmak olacaktır” dedi.

 

Haberi Sosyal Medyada Paylaş :

Reklam Alanı

Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı